Bakan Uraloğlu, Lübnan’da yaşanan çağrı cihazlarının patlatılması olayıyla ilgili olarak mobil haberleşme cihazlarının takibinin mümkün olduğunu belirtti. Bu nedenle, bazı kuruluş ve örgütlerin takipten kaçınmak için çağrı cihazlarını tercih ettiklerini dile getirdi. Uraloğlu, yaşanan olayın büyük bir trajedi olduğunu ve siber güvenlik uzmanlarıyla konuyu detaylıca incelediklerini aktardı.
Bakan Uraloğlu, Lübnan’daki olayın ardından Hizbullah’ın mobil cihazları kullanarak patlatmasıyla ilgili iki senaryonun üzerinde durulduğunu ifade etti. Birinci senaryoda, İsrail’in cihazları takip edip patlayıcı yerleştirdiği ihtimali üzerinde durulurken, ikinci senaryoda ise bataryaların kısa devre yaparak patlaması ihtimali değerlendiriliyor. Uraloğlu, Türkiye’de çağrı cihazlarının kullanılmadığını ve siber güvenlik konusunda önlemlerin alındığını belirtti.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’de siber güvenliğin önemine vurgu yaparak, elektronik cihazların güvenliği konusunda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Ülkede siber güvenliğin ciddiye alındığını ve her gün 400’ün üzerinde büyük saldırının önlendiğini belirten Uraloğlu, Türkiye’nin bu alanda dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yer aldığını açıkladı.
Bakan Uraloğlu, 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesiyle ilgili Meta platformundan istenen WhatsApp yazışmaları konusunda da açıklamalarda bulundu. Meta’nın mesajlaşmaları depolamadığını belirtmesine rağmen, gerektiğinde bu mesajların bulut teknolojileri veya farklı mecralarda depolanabileceğini ifade etti. Türkiye’nin emniyet güçleri ve adalet mekanizmasıyla işbirliği içinde olduğunu vurgulayan Uraloğlu, platformlarla iletişim halinde olduklarını ve istenen bilgileri vermeye çalıştıklarını sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]